info@jinefem.com Bize Ulaşın: +90 242 317 00 66 ONLİNE RANDEVU DOKTORA SORU SOR

KORDON KANI...

KORDON KANI...

Bebeğiniz doğarken büyük bir tıbbi hazineyi beraberinde getiriyor. Bu paha biçilmez hazine sadece doğum anına mahsus bir fırsat. Oysa artık onu saklayarak yıllarca kullanıma hazır halde baki kılabilirsiniz: Kordon kanındaki kök hücreler

Yeni doğan bebeklerin kordon kanından alınan kök hücrelerin özel koşullarda dondurulup saklanarak ileride olası bir hastalık durumunda kendisinin veya aileden birinin, hatta herhangi bir başkasının tedavisi amacıyla kullanımı mümkün.

Kök hücre nedir?

Kök hücreler, insan vücudunu oluşturan ve her türlü vücut hücresine dönüşebilme potansiyeline sahip ana hücrelerdir. Cilt, kaslar,kemikler, sinirler ve kan hücreleri gibi tüm organlar bu kök hücrelerden oluşur. En önemlisi de herhangi bir organ hasarında veya yaralanmasında bu hücreler o bölgeye giderek gereken hücreye dönüşüp hasarı onarırlar. İşte bu denli önemli fonksiyona sahip bu kök hücrelerin tedavi amaçlı kullanılabileceğinin anlaşılması birçok hastalığın tedavisi açısından tıpta büyük bir adım olmuştur. Kök hücreler tüm doku ve organlarda bulunmakla beraber en çok kemik iliği, kan ve bebeklerin kordon kanında bulunur. İlk kullanımı kemik iliğinden elde edilen kök hücrelerin lösemi (kan kanseri) tedavisinde kullanımı ile başlamıştır. Ardından dolaşan kandan elde edilmiştir. Ancak kordon kanının kök hücre açısından zengin bir kaynak olduğunun anlaşılması ve 1988’den beri tedavi amaçlı kullanılmaya başlaması tıpta diğer kaynakları gölgede bırakacak yeni bir dönemi başlatmıştır. Çünkü kemik iliğinden kök hücre elde etmek için kişiye cerrahi bir işlem uygulanmaktadır, ayrıca bir hastalık veya ihtiyaç olmadan ileriye yönelik saklamak için yapılacak bir işlem değildir. Yine dolaşan kandan kök hücre temini oldukça zor bir seri işlem gerektirir ve sonuçta elde edilen kök hücre sayısı diğer yöntemlere göre azdır. Buna karşılık kordon kanından kök hücre temini çok daha kolay ve çok daha avantajlıdır.

Kordon kanı nedir?

Anne karnındaki bebek ile anne arasında göbek kordonu ve bebeğin eşi diye bilinen plasenta bulunur. Bu yapılar bebeğin besin ve oksijen temini için anne ile bebek arasında kan taşır. Bebeğin doğumundan hemen sonra bu kordon uygun mesafeden iki taraflı olarak bağlanır ve kesilir. Anne tarafındaki kordon parçası da kısa sürede bağlı bulunduğu eş ile birlikte dışarıya atılır. Yani bebeğin eşi ve bağlı olduğu kordon doğumdan sonra anne ve bebek için artık gerekmeyen dokulardır. Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonu ve bebeğin eşinin içinde kalan kandır. İşte bu çöpe atılacak olan bebeğin eşi ve bağlı olduğu kordondaki kan kök hücre açısından son derece zengindir. Bu yüzden günümüzde artık kordon kanı ileride tedavide kullanılmak üzere toplanıp saklanmaktadır.

Kordon kanı saklamanın ne yararı vardır ?

Kordon kanı bankalarında kanların saklanmasındaki amaç bebeğin ileride kemik iliği nakli gerektirecek bir hastalığa yakalanması durumunda kendine ait sağlıklı kök hücreleri kullanılarak tedavi edilebilmesi ve bu sayede uygun kemik iliği vericisi aranması gerekliliğinin ortadan kalkmasıdır. Bu sayede kemik iliği nakline gerek kalmayacaktır. Ayrıca bu şekilde doku uyum sorunu da yaşanmayacaktır.

Kordon kanı nasıl alınır?

Bebek doğduktan sonra göbek kordonu bağlanır ve kesilir. Kordon kanı, doğumu takip eden 5-10 dakika içinde anne tarafında kalan göbek kordonundan 1-2 dakika süren bir işlemle toplanır. Özel kan torbalarına 60-120 ml kan alınır. Bu işlem doğumun normal veya sezaryen şeklinde olmasıyla değişmez, ayrıca doğum sürecini, bebeği ve anneyi etkilemez. Takiben kordon kanı bankaları diye adlandırılan özel merkezler tarafından kordon kanındaki kök hücreler ayrıştırılarak -196 derecede, ihtiyaç olduğunda kullanılmak üzere, saklanır. 


Kordon kanı kök hücreleri, bir kişinin kemik iliği ve dolaşan kanındaki kök hücrelere göre elde edilmesi ve tedavide kullanımı açısından çok daha avantajlıdır: 

Direkt olarak anne ve bebekten kan alınmadığı için acı hissi yoktur, anne ve bebek için hiçbir risk taşımaz.
Anne karnındaki bebeklik çağı kök hücrelerin en fazla olduğu dönemdir. Yaş ilerledikçe bu oran düşer.
Kordon kanı kök hücreleri daha genç ve güçlüdür. Kök hücreler ne kadar gençse, o kadar fazla etkilidirler. Bu yüzdendir ki, yaşlanmayla beraber dokulardaki iyileşme daha yavaş ve zordur.
Daha üstün çoğalma ve farklı hücrelere dönüşebilme yeteneğine sahiptir.
Saklamak için dondurulduklarında yaşlanma ve yıpranma süreçleri de durdurulmuş olur.
Dondurulmuş kordon kanı kullanıma hazır olduğu için olası bir hastalık durumunda tedaviyi kolay ve çabuk kılar.
Kök hücre nakillerinde doku uyumu önemlidir. Birçok acil tedavi gerektiren hastada doku grubu uygun verici kök hücresi bulunamamaktadır. Kordon kanı kök hücresi bebeğin kendi kanıdır, bu nedenle uyum sorunu yoktur, ayrıca aile bireylerine de doku uyumu olasılığı yüksektir.

Kordon kanı saklayan bankalarda 2 şekilde saklama yapılabilmektedir. Ya sadece kordon kanı alınan bebeğin kendisi ve ailesinin kullanımı için saklanır ya da aile tarafından başkalarının kullanımı için bağışlanabilir. Yani hastanın sağlıklı döneminde toplanan kök hücreleri ileride kendisi için kullanılabilir (otolog nakil) ya da toplanan kök hücreler bir başka kişi tarafından kullanılabilir (allojenik nakil). 

Kordon kanı hangi hastalıklarda kullanılır?


Kök hücreler günümüzde çeşitli kanser türlerinden genetik hastalıklara, bağışıklık sisteminin bazı bozukluklarından kan hastalıklarına 50’yi aşkın hastalığın tedavisinde kullanılmakta ve denenmektedir. Kök hücre nakli gerektiren tüm hastalıklarda kordon kanı kullanılabilmektedir.
Kök hücre araştırmalarının en heyecan verici yanı hücre yenilenmesidir. Yakın gelecekte kordon kanı kök hücre nakillerinden başka, birçok hastalıkta hasarlı doku ve organlara yeniden fonksiyon kazandırmak amacıyla kullanılacaktır.
Pek çok uzman şu anki dönemi tıpta bir değişim noktası olarak tanımlıyorlar. Çünkü yapılmakta olan araştırmalar inanılmaz tedaviler vaat etmektedir.
Yapılan çalışmalar, bu hücrelerin Alzheimer, Parkinson, kas erimesi hastalıkları gibi, kanser dışındaki pek çok hastalıkta da kullanılabileceği yolunda umut vermektedir.
Kordon kanından alınan kök hücrelerin kan damarlarının gelişmesinde rol oynadığı ve kök hücrelerin sinir hücresine dönüşebildiği gösterilmiştir. Bir araştırmada kalp krizi geçiren hastalara kök hücre tedavisi uygulandığında, verilen bu hücrelerin kalbin hasarlı kısmına yerleşerek kalp kası haline geldiği ve kalp fonksiyonlarını düzelttiği gösterilmiştir. Sinir kesisi veya harabiyetine bağlı felç sonrasında, kök hücrelerin alana enjeksiyonu ile, kesi hattında yeni sinir hücrelerinin geliştiği gösterilmiştir. Yine beyin damarlarındaki tıkanıklığa bağlı oluşan felç durumlarında kök hücrelerin beyin dokusunu tamir ettiği bildirilmiştir. Daha da ötesi organ nakli gereken durumlar için, laboratuar ortamında kök hücrelerden yapılacak organların çözüm olacağı düşünülmektedir.
Kordon kanındaki kök hücreler gerektiğinde bebeğin kendisi için kullanıldığı gibi anne, baba veya diğer kardeşlerden biri için de kullanılabilir.

Kan ve lenf bezi kanserleri, bağışıklık yetmezlikleri ile Akdeniz Anemisi (talasemi) gibi bazı hastalıkların tedavisinde kişinin kendine ait hücreleri yerine başkasının hücrelerinin kullanımı daha başarılı sonuçlar vermektedir. Yani kordon kanı sadece kişiye özel kullanımla sınırlı olmayıp organ bağışı gibi başkalarının kullanımı için de önemlidir.
Kalıtsal bir hastalığa sahip bir bebeğin kordon kanından elde edilmiş kök hücrelerinin bu hastalığı tedavi amaçlı kullanılması mümkün değildir.
Talesemi de doğuştan kazanılan bir hastalık olduğundan, talesemili doğan bebeklerin kordon kanları ileride kendilerine nakledilerek kullanılamaz. Yalnızca allojenik nakillerde yani sağlıklı birisinden alınan kök hücrelerin talesemi hastası bir bebeğe nakli ile tedavi sağlanabilir.

Son verilere göre şu anda kordon kanı 23,5 yıla kadar saklanabilmektedir. 

Kordon kanı kullanımının kan hastalıklarının tedavisinde bir handikapı şudur: Vucüt ağırlığı büyüdükçe vücut hacmi de arttığından kordon kanındaki kök hücre sayısı tedavide yetersiz olmaktadır. Bu yüzden kan hastalıklarının tedavisinde çocukluk ile erken ergenlik çağındaki hastaların tedavisinde kullanılabilmektedir. Kişiler 30-40 kg’ın üzerine çıkınca bu kanlar yine yetersiz hale gelmektedir.  

Sonuçta kordon kanı saklanması bazı hastalıklar açısından ileriye yönelik sağlık sigortası olarak düşünülebilir.

DR. Havva YILMAZ

 

Yukarı Çık