info@jinefem.com Bize Ulaşın: +90 242 317 00 66

İSTEMSİZ İDRAR ÇIKARMA

İSTEMSİZ İDRAR ÇIKARMA

İSTEMSİZ İDRAR ÇIKARMA (ÜRİNER İNKONTİNANS, URINARY INCONTINENCE)

TANIMI

Kişinin istemeyerek, bilinci dışında idrar çıkarmasına istemsiz idrar çıkarma (üriner inkontinans, urinary incontinence) denir. İstemsiz idrar çıkarma kişinin yaşam kalitesini bozan, toplum içine çıkmasını, toplu faaliyetlerinde bulunmasını sınırlayan, kişinin öz güvenini yitirmesine ve kişide depresyon gelişmesine neden olabilen bir durumdur.

Çoğu bayan istemsiz idrar çıkarmayı yaşamın ve yaşlanmanın olağan bir süreci olduğunu zanneder. İstemsiz idrar çıkarmanın bir sağlık sorunu olduğunu ve tedavisinin bulunduğunu bilmez. Bu nedenle bayanların yarısından fazlası istemsiz idrar çokarmayı utanılacak bir durum kabul eder. Başka nedenle muayene olmak için kadın hastalıkları ve doğum hekime gittiğinde bu şikâyetini hekime söylemez. Hekime başvuran bayanların da yarısından azı yeterli tedaviye ulaşır. Bu bize istemsiz idrar çıkarma sorunu hakkında halk arasında ne kadar az bilgi sahibi olduğunu gösterir. Hâlbuki istemsiz idrar çıkarma asla olağan bir durum değildir. Altta yatan bir bozukluğun, hastalığın belirtisidir, bulgusudur.

İstemsiz idrar çıkarma bayanlarda, baylardan 1,5-2 kat daha sıktır. İstemsiz idrar çıkarmanınn sıklığı yaş aralığına göre değişmekle birlikte 60 yaşlarında yaklaşık her üç bayandan birisinin istemsiz idrar çıkarma şikâyeti vardır. Dünyada istemsiz idrar çıkarmadan etkilenen insan sayısı yaklaşık 303 milyonu bayan ve 121 milyonu erkek olmak üzere yaklaşık 423 milyondur. Bu yüksek oranlar istemsiz idrak çıkarmanın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösterir.  İsveç’te yapılan bir araştırmada hiç hamile kalmamış bayanların genç yaş grubunda %9,7’inde ileri yaş ve fazla kilolullarda ise %48,4’ünde istemsiz idrar çıkarma sorunu olduğu bildirilmiştir. İstemsiz idrar çıkarma sorunu olan bayanların büyük bir kısmı bu konu hakkında bilgisi olmadığı için ve utandığı için şikâyetçi olmazlar, çare aramazlar, hekime başvuru yapmazlar. Bunun yanında yetişkin bayanların %5-10’nunun şiddetli, günlük yaşam kalitesini bozan istemsiz idrar çıkarma şikâyeti vardır. Bu şiddetli üriner inkontinans şikâyeti olan her dört kadından ancak bir tanesi tedavi için hekime başvuru yapmar. Bunun nedenleri bayanlar tarafından istemsiz idrar çıkarmanın normal bir durum olmadığının, alta yatan bir sorunun göstergesi olduğunun ve tedavi edilebilir durum olduğunun bilmemesinden kaynaklanmaktadır.

NORMAL İŞEME FİZYOLOJİSİ

İdrar yapımı ve boşaltılmasında görev yapan organlarımız: iki böbreğimiz, üreterler, idrar torbası (mesane) ve üretradır. Böbreklerimiz bedenimizin iki yan tarafında kaburgalarımızın (kosta) hemen altında bulunan fasulye şeklindeki organlarımızdır. Bedenimizde bulunan fazla sıvı ve suda çözünen vücut için gereksiz, zararlı maddeler böbreklerimizde süzülerek idrar haline gelir. İdrar üreterlerle böbreklerden idrar torbasına (mesaneye) taşınır.

Mesane karın ön alt kısmında boş iken kemik yapı (leğen kemiği) içinde, doluyken karın ön tarafına doğru yükselen içi boş, dış kısmı kas dokusundan (detrusor kası) oluşan, balona benzetebileceğimiz bir organdır. Mesanede biriken idrarın bedenimizden dışarı atılmasını sağlayan organımız ise bayanlarda yaklaşık 4 cm uzunluğunda olan uretradır. Mesane ve uretranın karın içinde olağan konumunda durmasını sağlayan yapılar ise karın alt kısmında bulunan ve  kemiğe tutunan kas ve bağ dokusudur.

Mesane idrarla dolarken büyüyüp genişlediği için dolum sırasında iç basıncı değişmez. İçinde 150-200 mL idrar olduğunda ilk işeme duyusu hissedilir. İlk işeme hissini algıladıktan sonra beynimizin biliç kısmı hâkimiyetiyle idrarımızı tutarız. Mesane dolmaya devam ettikce bizde uygun ortam ve şartta işeme eylemi gerçekleştirmek için bilinçli zaman ve yer arayışı yaparız.  Uygun zaman ve koşulları bulunca işeme eylemini gerçekleştiririz. Uygun koşullar bulana kadar idrar torbasını dolu halde idrar kaçırmada bilinçli olarak bekletmeye idrar tutma (idrar kontinansı) denir. İdrar torbası 400-600 mL idrar depolayabilir. İdrar torbasında depolayabileceğinden fazla idrar birikirse idrar torbası kendiliğinden kasılarak kişinin istemi ve onayı dışında idrar çıkışına neden olur. Kişinin istemi ve onayı olmadan mesaneden idrar çıkışı olması durumuna istemsiz idrar çıkarma (idrar inkontinansı, urinary incontinence) denir. 

İstemsiz idrar çıkarma nasıl olur? İstemsiz idrar çıkarma mesane ve uretranın bütünlüğünün bozulması,  mesanenin dolum sırasımda genişleme,  depolama işlevinin bozulması, idrar torbasını yerinde olağan durumunda tutun kas ve bağ dokusunun zayıflaması, yırtılması, beslenmesini temin eden kan ve sinir yapısının yetersiz kalması, sinirlere bası yapan tümör gelişmesi, sinir iletiminin bozulması, depolayabileceğinden fazla idrar birikmesi sonrası mesana ve üretrada işlev kaybı, bozukluğu gelişir. Bunun sonucunda kişinin istemi dışında mesaneden istemsiz idrar çıkışı (idrar inkontinansı) gelişir. İstemsiz idrar çıkarma nedenlerine göre çeşitlendirilir ve çeşidine göre tedavi uygulanır.

İSTEMSİZ İDRAR ÇIKARMA (İDRAR İNKONTİNANSI) ÇEŞİTLERİ

1- Basınç İstemsiz İdrar Çıkarması (Stress Incontinence): Mesaneve uretrayı destekleyen dokularda işlev bozukluğu gelişmesi, üretranın işlev kaybı sonucu gelişir. İdrar torbasına dışardan karın içinden basınç uygulandığında (öksürmek, ıkınmak, ağır kaldırmak vb.) kişi istem dışı idrar çıkarır; üriner inkontinans gelişir. 2014’te yayımlanan bir çalışmada 30-50 yaş arası kadınların %37’sinin stress inkontinans şikâyeti bildirdiği rapor edilmektedir. (1. Ng SF ve ark. Stress urinary incontinence in younger women in primary care: prevalence and opportunistic intervention. J Womens Health (Larchmt). 2014;23(1):65-68). Doğum yapan kadınların %33’ü doğum sonrası istemsiz idrar çıkarma durumuyla karşılaşır. Vajinal yolla doğum yapanlarda istemsiz idrar çıkarma sıklığı abdominal doğum (sezaryen) yapanlardan 2 kat daha fazladır.

2- Acil İstemsiz İdrar Çıkarma (Urgy Incontinence): İdrar torbasında boşalmayı sağlayan kasların uyarı veya tetiklenmeye bağlı (myopati, nöropati, idrar torbası enfeksiyonu vb.) kasılması neticesinde kişi ani idrar yapma hissi duyar. Hemen ardından idrar torbası kasları kasılır. Kişi tuvalete gidemeden veya tuvalete yetişip elbisesini çıkaramadan istemsiz idrar çıkarır.

3- Karışık Çeşit İstemsiz İdrar Çıkarma (Miks Typep Inkontinence): Basınç ve acil istemsiz idrar çıkarmanın her ikisinin bir arada bulunduğu durumu tanımlar.

4- Taşma İstemsiz İdrar Çıkarma (Overfloow Incontinence): İdrar torbasından idrar çıkışını engelleyen bir durum geliştiğinde (prostat büyümesi vb.), idra torbasının kas yapısının zayıflamasına neden olan durumların varlığında ( şeker hastalığı, idrar torbasının kasılmasını önleyen ilaç kullanımı, vb.),  idrar torbası zamanla işlev kaybına uğrar. Mesane işeme sonrası tam boşalmadığı için idrar torbasında idrar birikmeye başlar. Biriken idrar, idrar torbasının haçminin genişlemesine neden olur. Hacmi genişleyen idrar torbası zamanla uretranın acılmasına neden olur. Kişi işeme duyusu ve işeme aciliyeti hissetmeden, farkına varmadan ara ara uretradan idrar çıkışı yani istemsiz idrar çıkarma olur.

TANI

İstemsiz idrar çıkarma sorunu olan bayanların büyük bir kısmı bu durumu yaşlanmanın doğal bir sonucu veya utanç verici bir durum kabul ettiklerinden ya da tedavisinin olduğunu bilmedikleri için kadın doğum hekimlerine bu konuda şikayetci olmazlar, bilgi vermezler. Bu nedenle sadece istemsiz idrar çıkarma şikayeti ile hekime baş vuran bayan sayısı azdır. Bu nedenle farklı şikayetleri ile hekime başvuran hastala değerlendirilirken istemsiz idrar çıkarma sorunu olup olmadığı da sorgulanmalıdır.

Eğer hastanın istemsiz idrar çıkarma sorunu var ise istemsiz idrar çıkarmanın ne zaman başladığı, nasıl olduğu, hangi durumlarda geliştiği sorgulanır. Hastanın öz geçmişinde istemsiz idrar çıkışına neden olabilen hastalık varlığı (menapoz, KOAH, konjestif kalp yetmezliği, sinir işlevini bazan tümör, vb.) araştırlır.

Daha sonra hasta muayene edilir. Muayeneye ilk önce jinekolojik mayeneden başlanır. Jinekolojik muayenede genital organlar incelenerek vajinal atrofi, pelvik organ prolapsusu, sistosel, rektosel varlığı araştırılır. Sonra hasta ıkındırılarak, öksürtülerek basınç istemsiz idrar çıkarma varlığı, swab testle mesane boynu haraketliliği değerlendirilir. Tam idrar tetkiki ve idrar kültürü ile idrar yolu enfeksiyonu varlığı araştırılır. Kan tetkiği ile böbreklerin durumu değerlendirilir. Gerekli olgularda böbrek ulsrasonografisi ile böbrekler; ürodinamik testlerle mesane ve uretranın yapısı; işlevi değerlendirilir.  

TEDAVİ

Hastadan idrar günlüğü tutması istenir. Hasta günde ne kadar sıvı aldığını, kaç kez tuvalete gittiğini, ne miktarda işediğini, ne kadar ve hangi durumlarda istemsiz idrar çıkardığını bu günlüğe kaydeder. Gerekli durumlarda ürodinamik testler de kullanılarak kesin tanı konur, istemsiz idrar çıkarmanın çeşidi belirlenir.

Basınç istemsiz idrar çıkarma: Tedavisinde altta yatan hastalık varsa tedavisi yapılır. Ağır kaldırmaması ve kabız kalmaması gibi yaşam tarzı değişikliği yapması tavsiye edilir. Hastaya Kegel’s egzersizi öğretilir. Erken döneminde Kegel’s egzersizinden hastalar fayda görür. İleri dönem hastalıkta fayda görmezler. İleri dönem basınç istemsiz idrar kaçırmanın tedavisi cerrahi gerektirir. Cerrahi vajenden üretranın aldına destek meş yerleştirerek veya karından mesane boynuna destek dikişi koyularak yapılır.

Acil stemsiz idrar çıkarma: Bu tür istemsiz idrar çıkarmaya neden olan bir durum varsa (sistit vb) önce o tedavi edilir. Varsa aşırı kahve ve alkol tüketimi kısıtlanır. Takiben mesane haçmini genişleten antikolinerjik, beta adrenerj agonist, antispozmolitik ilaçlar ile tedavi edilir. Antikolinerjik ilaçlar glukom varlığından glukomu tetikleyebilir. Bu ilaçları vermeden önce hastaların bir göz muayenesi yaptırmaları önerilir. İlaç tedavisine yanıt alınamayan hastalarda mesaneye botilinum toksini uygulayarak tedavi edilebilir.

Karışık çeşit istemsiz idrar çıkarma: Basınç idrar çıkarma ile acil istemsiz idrar çıkarmanın birlikte olduğu durumdur.  Bu çeşitin tedavisinde önce hastanın en çok şikâyetçi olduğu istemsiz idrar çıkarma çeşidin tedavisi yapılır. Sonra ihtiyaç duyulursa daha az şikâyetçi olunan çeşidin tedavisi yapılır. 

Öğretim Üyesi Dr. Metin KABA

Yukarı Çık